Çok özlemiştim blogumu...
Kendimi bu blogu kapatarak cezalandırmakla nasıl bir aptallık yapıyorum belli değil gel gör ki kapatmazsam yazacaklarımı da kontrol edemiyorum o'ndan habersiz o'na gönderme yapa yapa kendimi tüketiyorum bu sefer...
Neyse ki geçti...
Efendim 10 Şubat yani zat-ı alimin yaş günü tüm yurtta üç gün sürmek kaydıyla coşkuyla kutlandı.
Kendimin dahi hala inanamama ihtimalini göz önünde bulundurarak malum şahsın doğum günümü o gece vakitlice kutlamasını da söylemeden geçemeyeceğim...
tam uykuya dalıyordum ki mesaj geldi -ki onun mesaj melodisi farklı- derken bi şaşkınlık, ardından teşekkür ve isteksiz bir veda..
biraz yaşlandım biraz da yaş aldım, bir yirmibeş geride bıraktım bir yirmialtıya ayak bastım ama ruhumu sorarsanız bazı bazı onüç bazı bazı altmışüç...
Neyse efendim, cumartesi günü itibariyle önce ananemde bir kutlama yemeği ardından arkadaşımın benim için yaptığı şahane bi tiramisu partisi derken ertesi sabah yani tam olarak doğumgünüm müthiş bir sabah kahvaltısı ardından akşamüstü arkadaşta süpriz parti ve akşamında teyzemde bi sürpriz daha.
DURUN! daha bitmedi, pazartesi günü de ofiste süpriz kutlama ile bu maceranın da sonuna geldik.
Ben hayatımda bu kadar gezmeli kutlamalı bir doğumgünü daha geçirdiğimi bilmem.
Velhasıl bir yirmibeşti geçti.
İyi ki de geçti.
İçinde acıdan sürünmeli bir çok hatıra bıraktı, yanlış tercihler yapıp unuturum sandırdı falan da filan.
Yalnız pek rica ediyorum sevgili yirmialtı gelen gideni aratır durumlarını kaldıramam bak baştan anlaşalım.
Galiba iş hayatımla ilgili değişik şeyler oldu olacak lakin adımlarımı arkaya baka baka attığım sürece aşk hayatımı bombok ettiğim gibi iş hayatımı da edebilitem yüksek. Neyse.
Ay bende bu anadolu kadını ruhu varken anca bebelerime ana olurum diyeceğim de o mertebeye müsait er kişi olmadığından bunu geçelim. Malum koca dediğimiz şey bende balinanın zayıflamış hali.
Eneee zayıflamak dedim de 3buçuk kilo verdim ben! Bildiğin ziplenmiş dosya gibi oldum.
Velhasıl eski formuma kavuştum kavuşacağım. OH MİS GİBİ.
Hayır KALMIŞ otuza dört adım bi de topaç mı olaydım. Tövbe allahıma.
Geçen yaz hani bir dönem bahsi geçen yanlış kararlarımdan biri olan o zat-ı muhterem kuvvetle muhtemel evleniyor, onu da halka arz ettim ya o da benden sonra mutluluğu buldu ya cenneti garantiledim vesselam. O kadar medeni bi insanım ki düğününe gidip iki göbek atarsam hiç şaşırmam!
LAN! bunu öbürü yapsa -gönlümün carlos martini- önce gelini kaçırtır sonra düğün salonunu sonra onu sonra kendimi bombalarım siz de hemen medeniyetime inanıyonuz ya pes. Sevgi dediğimiz şey aha bu noktada amacına uygun hale geliyor işte.
OF! biriniz de uyarmıyor ondan bahsetmeyecektin diye.
-bu cümle özlem içerikli olduğundan sansürlenmiştir-
Ben hiç böyle olacağını düşünmemiştim.
LAN! ben sana gönlümü vermişim ne arkadaşlığı diyemiyorsun tabi. Ne dese 'he'
Hayır belki de bunların ana kaynağı özlemek. Düşünsene belki görsen geçecek ama adamın sesini bile duyamıyorsun. Anca çıt çıt mesaj yaz he.
Zaten TURKCELL de sessiz sedasız kampanya yapmış hat devir işlemi hat sahibi olmadan yapılıyor diye; sesimi mi duydular ne. Neyse o da iki üç günlükmüş kaçırdık iyi mi?
Şimdi elim kolum bağlanmış çaresizim allahım modunda geziyom.
Tilifon değiştireceğim ama onu bile değiştiremiyom, yok mini sim kart lazımmış HE ben simkart buldum da minisi kaldı.
siz siz olun başkasının üstüne bi şey almayın sonra beni bu derde sen attın gittin ya kafam hep duman isyeaaannnnn diye dolanırsınız ortalıklarda.
arabamın üstünde iliştirilmiş bir not buldum lakin notu iliştiren muhterem yağmuru hesaba katmamış olacak ki kağıt erimiş nasıl şanslıyım belli değil :d:Ddd:D araba dedim de siz nası park edebiliyonuz kuzum? bu işi bi beceremeyen ben miyim? yemin ederim 100 metre engelli koşsam bu kadar betim benzim atmaz. Laf aramızda iki ileri bir geri derken arkada önde kim varsa HAFİFÇE dokunduruyorum :(
Ama onlar da o kadar yaklaşmasın canım, hayret bi şey!
Çok güzel resimler ekleyecektim lakin gücüm yok, bilahare şeyapacağım.
iyi ki varsınız, iyi ki burası var.
sevgililer gününüz kutlu mutlu sevdikleriniz hep sizinle olsun.
İçinde acıdan sürünmeli bir çok hatıra bıraktı, yanlış tercihler yapıp unuturum sandırdı falan da filan.
Yalnız pek rica ediyorum sevgili yirmialtı gelen gideni aratır durumlarını kaldıramam bak baştan anlaşalım.
Galiba iş hayatımla ilgili değişik şeyler oldu olacak lakin adımlarımı arkaya baka baka attığım sürece aşk hayatımı bombok ettiğim gibi iş hayatımı da edebilitem yüksek. Neyse.
Ay bende bu anadolu kadını ruhu varken anca bebelerime ana olurum diyeceğim de o mertebeye müsait er kişi olmadığından bunu geçelim. Malum koca dediğimiz şey bende balinanın zayıflamış hali.
Eneee zayıflamak dedim de 3buçuk kilo verdim ben! Bildiğin ziplenmiş dosya gibi oldum.
Velhasıl eski formuma kavuştum kavuşacağım. OH MİS GİBİ.
Hayır KALMIŞ otuza dört adım bi de topaç mı olaydım. Tövbe allahıma.
Geçen yaz hani bir dönem bahsi geçen yanlış kararlarımdan biri olan o zat-ı muhterem kuvvetle muhtemel evleniyor, onu da halka arz ettim ya o da benden sonra mutluluğu buldu ya cenneti garantiledim vesselam. O kadar medeni bi insanım ki düğününe gidip iki göbek atarsam hiç şaşırmam!
LAN! bunu öbürü yapsa -gönlümün carlos martini- önce gelini kaçırtır sonra düğün salonunu sonra onu sonra kendimi bombalarım siz de hemen medeniyetime inanıyonuz ya pes. Sevgi dediğimiz şey aha bu noktada amacına uygun hale geliyor işte.
OF! biriniz de uyarmıyor ondan bahsetmeyecektin diye.
-bu cümle özlem içerikli olduğundan sansürlenmiştir-
Ben hiç böyle olacağını düşünmemiştim.
LAN! ben sana gönlümü vermişim ne arkadaşlığı diyemiyorsun tabi. Ne dese 'he'
Hayır belki de bunların ana kaynağı özlemek. Düşünsene belki görsen geçecek ama adamın sesini bile duyamıyorsun. Anca çıt çıt mesaj yaz he.
Zaten TURKCELL de sessiz sedasız kampanya yapmış hat devir işlemi hat sahibi olmadan yapılıyor diye; sesimi mi duydular ne. Neyse o da iki üç günlükmüş kaçırdık iyi mi?
Şimdi elim kolum bağlanmış çaresizim allahım modunda geziyom.
Tilifon değiştireceğim ama onu bile değiştiremiyom, yok mini sim kart lazımmış HE ben simkart buldum da minisi kaldı.
siz siz olun başkasının üstüne bi şey almayın sonra beni bu derde sen attın gittin ya kafam hep duman isyeaaannnnn diye dolanırsınız ortalıklarda.
arabamın üstünde iliştirilmiş bir not buldum lakin notu iliştiren muhterem yağmuru hesaba katmamış olacak ki kağıt erimiş nasıl şanslıyım belli değil :d:Ddd:D araba dedim de siz nası park edebiliyonuz kuzum? bu işi bi beceremeyen ben miyim? yemin ederim 100 metre engelli koşsam bu kadar betim benzim atmaz. Laf aramızda iki ileri bir geri derken arkada önde kim varsa HAFİFÇE dokunduruyorum :(
Ama onlar da o kadar yaklaşmasın canım, hayret bi şey!
Çok güzel resimler ekleyecektim lakin gücüm yok, bilahare şeyapacağım.
iyi ki varsınız, iyi ki burası var.
sevgililer gününüz kutlu mutlu sevdikleriniz hep sizinle olsun.

0 yorum:
Yorum Gönder