yıl olmuş ikibinonbir hala aşk acısı çekip,ağlayıp inleyenler tanıyorum demişliğim vardı bir vakit...
Hatta onlara aman be canım önünüzdeki maçlara bakın artık diye zırvalamışlığım bile olmadı değil!
Ya şimdi ne oldu? O acıyı kazık yutmuş gibi midesinden atamayan kim?
Elbette terzinin kendisi.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir derler ya o misal dostlar...
Şimdi ben burda aşk acısının tarifini yapıp kafa s.kmeye çalışmayacağım amma velakin insan ne yediğinden ne içtiğinden ne gezdiğinden ne konuştuğundan hiç mi tat alamaz arkadaş?
Yani aslına bakarsanız nefes almak bile gereksiz geliyo,neyin kafasındayım ben de bilmiyorum.He bi de bütün geceyi ağlayarak geçirip kafa göz şiştikten sonra o gecenin sabahında ofiste tebessüm etmeye çalışmak bence aşk acısına acının kralını katıveriyor.O yüzden bence insan ayrılığın ertesi günğ en azından böyle insanların yoğun olduğu yerlerden şiddetle kaçınmalı.
Adam nasılsın diye soruyor,ulan gözyaşı gözümün ucunda sıksan damla düşecek nasıl olabilirim amk diyemiyosun tabi,yemiyo.
Hayli gereksiz bi cümle kurup evrene selam eşliğinde atmosfere gönderiyosun.Ya da her nereyeyse.Bi de ona kafa yoramayacağım.
Yani lisede logaritmaydı fonksiyondu öğretene kadar hayat karşısında nasıl kazık gibi durulur onu öğretebilirlerdi mesela.
İmrendiğim hatunlar yok değil aslında,mesela diyorum ulan bilmemkaç senelik sevişerek evlendik diyen insanlar bile ayrılıyo kızım sana noluyo? diye sorgularken buluyorum kendimi.Sonra hepsinin ağzına sıçayım diyip başlıyorum ağlamaya.
Yani şu sıra hiç bişey beni ne mutlu ne tatmin etmiyor.Ya da ben etmesine izin vermiyorum bilmiyorum.Üzgünüm lan bırakın acımı yaşayayım işte.
Bunun yanısıra bitme süreci vardı bi de ilişkinin tabi,
ben mal bi insanım daha önce defalarca içimden tekrarlamıştım ama artık dışımdan da söylemem gerektiğine inandım.
Nedenlerini bu yazı içinde perişan etmeye içim elvermedi açıkçası.
Bilahare başka başlık altında ben yaptım siz yapmayın olarak deşifre edeceğim.
Yok lan vallaha mutlu değilim,böyle arada çılgınca fikirler aklıma gelse de işin en zor yanı bundan sonra kolunu yaslayacağın bir koltuk başı olmayacağını,kafanı koyacağın canlı bir yastık olmayacağını,hızını alamayıp coştuğunda seni durduracak bir durak olamayacağını kabullenmeye çalışmak.
Biz güzeldik,
ikimiz beraberken güzeldik.
pof.
canım kağıt kesiği gibi acıyo.
Nisan 20, 2011
acı'n ve sen,kaldınız baş başa...
bir garip just not found. zaman: 15:16
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder