Saatler geçmiyor diye serzenişte bulunurken kendimi yeni bir haftanın içinde buluyorum son zamanlarda. Henüz geçmiş haftayı sindirememişken bir yenisi zor oluyor haliyle. Bugünlerde bir hayli kopuk yaşıyorum anlayacağınız.
Ne kafamı meşgul edecek düşüncelere yer veriyorum ne de işime konsantre oluyorum. Hiç bi şey yapmak istemeyen bir ruh hali içindeyim.
Mutlu musun diyecek olursanız bunu ben de bilmiyorum. Ama hiç mutsuz değilim. Bazen açlıktan mızmızlandığımı saymazsak tabi. Kendime sebep üretmiyorum, artık bi'şeyleri kurcalamıyorum, merak etmiyorum ve açıkçası ilgilenmiyorum da.
Her şeyden uzak kalmayı seçtiğim, sorumsuzluğun dibine vurduğum bir dönemdeyim aslına bakarsanız, inziva olayları yani.
Bazen mutluluğa kılıf arıyorum, ararken kendimi sıkıntıya sokuyorum tabi.
Bi'şeylerle uğraşırken acaba mutluluk bunun neresinde falan diye soruyorum kendime, hani meşrubatların bi köşesinde soğuk içiniz yazıyor ya ben de öyle bir sosyal mesaj beklercesine aranıyorum işte.
Bi yerlerde bi ayarsızlık var, yanlış zaman yanlış insan tutulmam imkansız bıktım yamalı sevdalardan diye kış güneşiiii moduna bağlayabilirim her an yani durum müsait.
Alınganlığımın ibresi tavan yapıyor şu vakitler, yaşlandıkça hassaslaşıyor muyum doktor? Nedir bu yeni gelin tripleri bilmiyorum ki!
Yeni gelin dedim de; kendimi nişanlı tayfasından öyle bir soyutlamışım ki yani bünye onları görmeyi nasıl reddediyorsa artık alınan mı küsen mi istersiniz hepsi var.
Bir de o gönülleri almaya uğraşayım hah! hem manitaları var hem alınıyorlar hem de gönül alan yine ben iyi mi!
Neyse ki o eşya seçme konulu korku filmi geride kaldı. Bensiz saadet neymiş tattılar.
Zaten bi kere psikolojik olarak eşya olayına hazır değildim, sıkılıyorum yani. Benim neyime eşya bakmak fikir edinmek falan? Hani takribi on yıl sonra alacağım şeyler olduğundan şimdi bakmak pek anlamsız, neticede o zamana kadar tarihi eser sayılır alacağım çeyizler.
Zaten gökten mecnun yağsa (-ali atay!) bana mustafa topaloğlu düşer!
Hani barış kılıç'ı efendime söyleyeyim kıvanç'ı falan karıştırmıyorum bile. Esprili ve komik adam tarzından ele aldım olayı, yakışıklılık konusuna girmedim anlayacağınızssdgdfh
Yine saçmaladım evet.
Halbuki yazıya başlarken nasıl da ciddi tavrımı takınmıştım. vay arkadaş ya yine beceremedim iyi mi.
Yalnızlığın reaksiyonları bunlar hep! Hem armudun sapı üzümün çöpü olaylarına bile girdim. Utanmasam gözünün üstünde kaş var diyip reddedeceğim.
Bünye bi türlü kabullenmiyor efenim. Bütün aday adayları gözümde birer gözyaşı ajanı, önce alıştırıp sonra üzmeye programlı çakallll.
Elbette sizi tenzih ederim sevgili okuyucu.
Eh, beyin dalgalarım dalgalanıp da durulduğuna göre söyleyeceklerim bu kadar.
--
yıl olmuş ikibinoniki -ben seni kopardım attım, kendimi toparlıyorum diye şarkı yapıp; koparıp attığımızı sanmasını bekliyoruz yuh yani.
****************
Her şeyden uzak kalmayı seçtiğim, sorumsuzluğun dibine vurduğum bir dönemdeyim aslına bakarsanız, inziva olayları yani.
Bazen mutluluğa kılıf arıyorum, ararken kendimi sıkıntıya sokuyorum tabi.
Bi'şeylerle uğraşırken acaba mutluluk bunun neresinde falan diye soruyorum kendime, hani meşrubatların bi köşesinde soğuk içiniz yazıyor ya ben de öyle bir sosyal mesaj beklercesine aranıyorum işte.
Bi yerlerde bi ayarsızlık var, yanlış zaman yanlış insan tutulmam imkansız bıktım yamalı sevdalardan diye kış güneşiiii moduna bağlayabilirim her an yani durum müsait.
Alınganlığımın ibresi tavan yapıyor şu vakitler, yaşlandıkça hassaslaşıyor muyum doktor? Nedir bu yeni gelin tripleri bilmiyorum ki!
Yeni gelin dedim de; kendimi nişanlı tayfasından öyle bir soyutlamışım ki yani bünye onları görmeyi nasıl reddediyorsa artık alınan mı küsen mi istersiniz hepsi var.
Bir de o gönülleri almaya uğraşayım hah! hem manitaları var hem alınıyorlar hem de gönül alan yine ben iyi mi!
Neyse ki o eşya seçme konulu korku filmi geride kaldı. Bensiz saadet neymiş tattılar.
Zaten bi kere psikolojik olarak eşya olayına hazır değildim, sıkılıyorum yani. Benim neyime eşya bakmak fikir edinmek falan? Hani takribi on yıl sonra alacağım şeyler olduğundan şimdi bakmak pek anlamsız, neticede o zamana kadar tarihi eser sayılır alacağım çeyizler.
Zaten gökten mecnun yağsa (-ali atay!) bana mustafa topaloğlu düşer!
Hani barış kılıç'ı efendime söyleyeyim kıvanç'ı falan karıştırmıyorum bile. Esprili ve komik adam tarzından ele aldım olayı, yakışıklılık konusuna girmedim anlayacağınızssdgdfh
Yine saçmaladım evet.
Halbuki yazıya başlarken nasıl da ciddi tavrımı takınmıştım. vay arkadaş ya yine beceremedim iyi mi.
Yalnızlığın reaksiyonları bunlar hep! Hem armudun sapı üzümün çöpü olaylarına bile girdim. Utanmasam gözünün üstünde kaş var diyip reddedeceğim.
Bünye bi türlü kabullenmiyor efenim. Bütün aday adayları gözümde birer gözyaşı ajanı, önce alıştırıp sonra üzmeye programlı çakallll.
Elbette sizi tenzih ederim sevgili okuyucu.
Eh, beyin dalgalarım dalgalanıp da durulduğuna göre söyleyeceklerim bu kadar.
--
yıl olmuş ikibinoniki -ben seni kopardım attım, kendimi toparlıyorum diye şarkı yapıp; koparıp attığımızı sanmasını bekliyoruz yuh yani.
****************


7 yorum:
Ruh halini öyle komik anlatmışsın ki, güldürdün beni!Gülmeye ihtiyacım vardı, sağolasın..Sen de gül e mi!
kendim yazmışcasına okudum yazını, çok da katıldım sana, dönemsel şeyler sanırım bunlar ama bu ne uzun dönemdir geçmek bilmiyor :)
Bütün aday adayları gözümde birer gözyaşı ajanı, önce alıştırıp sonra üzmeye programlı çakallll...
Uzaklaşma kurbaam, yaz sadece ve bizde okuyalım..
ehehehe iyi gördüm seni. bi de o nişan düğün çeyiz eşya sendromundan kurtulduğuna sevindim. on yıl sonra bakarsın.
:)
Pazartesileri böyle sıkılıyor insan hele hava kapalıysa iki misli. Malesef :(
Gökten Mecnun yağsa, bana Mustafa Topaloğlu düşre; kısa, öz, net :)
zaten nisan yağmurları da sardı 4bir yanı! ooof buhran yapasım var, buhran havası var. hep ondan kuccukkurbaam. ben de mutsuz değilim ama bi'iç kederi var ki sorma. anlamadım gitti. gel sen bana uğra en iyisi, seni mimledim de ben :)
Yorum Gönder