Ocak 13, 2013

içmuhasebe meselesi.

bu post ağır melankoli içeriyor belirteyim.
ağır salaklık müsabakası yapılsa açık ara farkla birinci olabileceğimin garantisini veririm...
biri de çıkıp demiyor ki kızım seni iki kere atıp bi kere mi tuttular da böyle oldun; bu körü körüne istikrarım hayatımın herhangi bir aşamasında nüksetseydi çoktan kariyerimde zirve yapardım heralde. Kimine göre takıntı, kimine göre hırs, kimine göre manyaklık bana göre fatal error!
Çünkü mantık çerçevesine  sığmıyor azizim. genel olarak gayet kuul bi tavırla geçiştirdiğim bir mevzu oldu artık benim aşk hayatım. Profesyonelliğim takdire şayan ama, o konuda mütevazi olamayacağım -_-

Gurur ne derseniz bana gülerim ben kesin! zira bu kelimenin amacını bu adamla beraber tarihin tozlu sayfalarına kaldırdım. Bu kadar matah mı yani? derseniz sessiz kalabilirim evet ama kendine bu denli güveni nerden geliyor, nesi cezbettiriyor, hangi huyu unutturmuyor, onca insanda kıyas yapmaya neden sebep oluyor babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi skjsfs falan cidden bu soruların hedef noktası olmam, olamam. göZüm yemez.

Bazen bazı NABER'ler gerçek naber çıkıyor arkadaşlar, panik falan boşuna yani. BU DA GOL DEĞİL.
Şimdiye kadar yapılan tespitlerin benim hayatımda bi boka yaramadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yok NABER diyorsa ÖZLEDİM diyormuş da pişmansa dönebilitesi olduğundanmış da mış mış.
Gel bi göreyim seni desem heralde kafamda bardak kırar.
Adam DÜZ mantık. Naberi naber, arkadaşızı arkadaşız yani O KADAR. Ne arkadaşı lan!?'%&+^ diyemedim tabi.
Cuma akşamı yine böyle derilerim yüzüldü, ağlaya ağlaya barajlara katkıda bulundum. Hani geçenlerde dedim ya bir yıldır kimse beni bu kadar mutlu etmedi diye hah rövanşı da aha böyle berabere bitti işte.
Resmen düz yolda kendimi virajlara savurup çıkmaz sokaklara girmek konusunda adeta bir dünya MARKASIYIM.

VE sonsuza kadar mutlu yaşadılar diye bi inanış var bi de! ya bi git ya.
O'ndan ve ben'den BİZ çıkmayacağını kafama vura vura, beni duvarlara çarpa çarpa öğretiyor adam.
LAN! ikinci şans diye bi şey var şu hayatta ölümlü dünya hem, ama hayat felsefesi tek kullanımlık mendil gibi; fikri zikri hep aynı. İnadına alem tükürsün!

Öyle bi yerdeyim ki; gitsem gidemiyorum kalsam canım acıyor. Aslında öküz gibi mutsuzum afedersiniz.
Açık kalp ameliyatındayım adeta, anestezik müdahale olmadan narkoz yemeden direk o acıya tahammül edebilsem  'acı yok rocky! diye bağırıcam ama mevzubahis benim tedaviyi reddeden inadım... Hiç sigara ve alkol kullanmayan biri olarak bağımlıları bile anlayabiliyorum. İçime tıbbiyeci kaçtı da öyle tıp dilinde konuşana ne deniliyodu ya?

Bir yıl içinde evlilik programına katılmış kadar etrafım best model of turkey gibi dolup taşsa da bu bereketi kıtlık seviyesine nankörce çeken kalbimin tek bahanesi bile bundan bihaber. Gel gör ki o da imkansız. Neydem ben nerelere gidem..
Hakkaten ciddi ciddi düşünmüyor değilim bak bunu, gurbete gitsem unutur muyum acaba? Kafamda bırakın fadimenin düğününü hayvanlar alemi senfoni orkestrası var adeta.

Velhasıl kelam bizde durumlar böyle. Yazmayı bırakasım var, kafamı kuma gömüp çıkmayasım var, işe pijamayla gidesim var, gülmeyen yüzüme tüküresim var var oğlu var.
Keyifsizim anlayacağınız. LAN! ben bir yıldır ışın kılıcı gibi dimdik durdum şimdi mi tel gibi büküleceğim?
Şekerden ev yapıp yağmurda dağılacağını bilmek gibiymiş bu insan evladını sevmek.
İçindeki duygulara engel olamıyorsun.
Geçmez değil, geçer elbet. Ama ne yokluğunda, ne varlığında.
Ancak beyninde değil kalbinde noktayı koyduğunda..



3 yorum:

Emilia dedi ki...

bugün okumadığım kadar post okudum sanırım. her birinde kendimi bulmam da ironik. 1 yıl he? arifesinde gidişi tatmış biri olarak acını dile getirme şekline bayıldım. hoş bayıldım diyince de acı lan bu diyebilirsin, bayılınır mı hiç?!
-lan kısmı postundaki samimiyetten yüz buldu-

bazı adamların mantığı düz olsa da bir bakmışsın çevirmiş gelmiş.
zaman belki de getirir bazı şeyleri.

Profösör dedi ki...

Bu paradigmalar meselesi haline gelmiş sanırım. Kadınlar önce sevilir ki; onu kalbinde tartar, tartar, tartar, sonra da sever, sever, sever...

Yoksa kadın önce sever, sonra da sevilmeyi beklemez.

Yine de eğer o seni kalbinde taşımıyorsa onu kalbinde bir nokta koyacaksın ki, kafanda da zihninde de seni rahatsızlık vermesin.

İnan bu durmuna üzülüyoruz. Küccükkurbağalar üzülmesin, üzülürse eğer bütün kurbağalar üzülür.

just not found. dedi ki...

Emilin; hosgeldin:) ben kendimle cok rahat alay edebilen bi insanim belki de bu yuzden insanlara acimiyo kii izlenimi veriyorum:)
Estagfurullah istedigin gibi konusabilirsin hiic sikinti olmaz. bilmiyorum doner mi yoksa parladığı gibi soner mi ama benim icimi dagladigi kesin!
senin icin de aynısı geçerli her sey olacağına varır.sevgiler:)


profosor; yahu nasi guzel insansiniz yüreğinize saglık!
Galiba ben sevmemin dozunu kaçırdım ona da yük gibi geldi. elbette kurtulmak lazim ama nasil hic bilmiyorum..
Ne ben ne siz ne de kurbağalar üzülmesin :))

 
blog design by suckmylolly.com

Template Modified and Brought to you by : AllBlogTools.com blogger templates