Bilirsin,
bazen bazı insanların fazla beklentileri olmaz, pek bi şey istemezler hayattan.
Öyle büyük hırsları yoktur, onlar küçük şeylerle de mutlu olur.
Bir mesaj sesi, bir hatıranın gölgesi, bir kağıt parçasında, bir şarkının içinde;
Gözlerindeki parlaklığı görürsün.
Buna rağmen kırıldıkça kırılırlar. Nedendir bilinmez onların o naifliği, başkalarının egolarını cezbeder...
'seninle daha önce neden tanışmadık ki' diye haykırırken; o 'keşke hiç tanışmasaydık' diye geçirir içinden.
Bırak uzaklığın gözünü korkutmasını daha bi cesaret gelir yüreğine,
Bazen dünyaya meydan okutur bazen dünyayı başına yıktırır...
Yanındayken kelimeler uçar gider aklından...
Dibindeki karanlığı göre göre gidersin.
Daha önce hiç yaşamadığın bi hissi yaşar gibi seversin,
Daha önce gitmediğin hiç bilmediğin bi yeri özlediğin gibi özlersin.
Yokluğunda bile gözünü kapattığın an olmak istediğin yerde olursun. Onun yanında.
Seversin, gitse de bitse de sevmese de istemese de.
Beklentisiz.
Körü körüne...
iyi bok yersin yani işte benim gibi böyle.
Bana doğru kalbime doğru uçan iki kırlangıç

2 yorum:
Kırlangıçların ötüşü
ebabil kuşları gibi..
Uçuyorlar havada
sonbahar hüznü gibi.
Belki bir ayrılık
vuslat getirir.
Belki de yalnızlıklar
değerler getirir.
En güzel çağlarında yanında bile değilse hakediyormu bu sevgiyi diye sordunmu kendine???
Yorum Gönder