Mart 18, 2012

bir davetsiz misafir olarak; ilkbahar heyecanı.

bir haftasonunu daha geride bırakmaya hazırlanırken sonunda nur cemalini gösteren güneşe, sıcak havaya teşekkürü bir borç bilirim! Sevgili tabiat ana; hep böyle ol mevsiminde mevsimini yaşat, canımı ye yani.Neyse.
Bendeniz her sabah çalan alarmı ertelemek bir yana, artık hayatı da erteler oldum. Alemin en tembel tenekesi olarak tarihe adımı altın harflerle yazdırmayı düşünmüyor değilim.


-öncelikle yaz bittiğinden beri ele avuca gelecek, kayıtlara geçebilecek kadar kilo aldığımı ve son bir aydır her pazartesi spora& rejime başlayarak akşamına aman yea yarın başlarım diye erteliyorum. Yarın hiç olmuyor sayın okuyucu.
-ders çalışmam gerekiyor, ama ben ders ders diyerek müziklere abuk subuk dizilere meylediyorum. Bu noktada evrenin benimle cilveleştiğini düşünüyorum, başka bir açıklaması olamaz zira.
-dolabımı ve ayakkabılığımı her hafta düzelteceğim diye kendime söz veriyorum ama nedense o el bir türlü gitmiyor. Neyse ki bugün azıcık ucundan yakaladım, o kısma birazdan değineceğim.
-şirketin kursuna katılmam gerekiyor, yani aslında benim müdür öyle istiyor ama ben bi sonraki ay başlayacağım diye diye üç aydır sallıyorum afedersiniz.
-vakit ayırmam gereken insanlara bahaneler üretmekten hiç sıkılmıyorum, iyice arsız bir insan oldum çıktım.
-insanlık için küçük kendim adına büyük almam gereken bir kaç parça şey var ama gel gör ki her alacağımda şimdi değil yea diye erteliyorum, sonrası pişmanlık pişmanlık.
Bilmiyorum tehlikenin farkında mısınız?!
Bir bencillik sardı kı beni, evlere şenlik yani. Paylaşımcı ruhumu kaybettim hükümsüzdür efenim.
Kendinden endişelenip ısrarla ve itinayla aynı şeyleri yapmaya devam eden üstelik afedersiniz bokunu çıkaran benden başka da şuursuz yoktur eminim...

Efenim dolap diyorduk; bu haftasonu leyleği havada görmüşcesine gezip tozduktan sonra akşamüstü eve dönerken tam minibüste dolabımı toparlasam mı diye hayal kurarken o sıra sevgili arkadaşım pınar'ın dolap düzeltme ile ilgili beni dürtmesine sebep olan tiviti üzerine dedim bu dolap bugün toparlanacak iko!
Eve geldim ve tek el hamlesiyle bütün dolabı hunharca yere indirdim. Zira başka türlü toparlayabilecek gücüm olamazdı. Genelde giriş kısmından gelişme kısmını göremeden dolabın kapakları avm kapısı gibi kapanıyor. Nasıl sıkılıyorum bilemezsiniz! Sanki babannemin dolabı. Hayır onca alışverişi yapan ben, hiç bişeyim yok yeaaa diyen yine ben!
Şimdi dolap ile ilgili izlenimlerimi aktaracağım müsadenizle;
Bi kere her kadının dolabında mutlaka hiç giymediği ama bir türlü gözden çıkaramadığı etiketi üzerinde/ ya da hiç el sürülmemiş bir kıyafeti mutlaka vardır. Yani en azından %75 civarında kişiden bu performansı bekliyorum.
Bir de pantolon! Mesela o pantolon fi tarihte alınmıştır, bir kaç kez giymişsindir sonra ya bol ya dar ya da hiç olmuyordur -ki genelde bana artık olmuyor- birine vermeye ya da atmaya kıyamazsın. O dolapta gereksiz ve bütün sevimsizliğiyle yer işgal eder.
Ve rengi atmış eşofman/eşofman üstü/tişört mutlaka olmazsa olmazımızdır. Rengi ne kadar atık olsa da ne kadar yıpranmış giyilmeyecek bir şekli şemali olsa da iş onu dolaptan atmaya gelince bir anda pırlanta gibi kıymete biner.
Rekora oynayan bir elbisem var mesela; zira kendisi 4 sene önce alınmış olmasına rağmen bir kere bile giyilmemiş ama dolabın en güzide köşelerinde yerini almıştır. Dolabın temizlik vakti geldiğinde o elbise hep görmezden gelinir -ki yine geleneği bozmadım. Çok sadığım yani, kıymetimi bilmeyenler utansın!
Neyse; sanmayın ki dolap tabir-i caizse bal dök yala oldu. Elbette hayır, katlama askılama işleminin sonlarına doğru bana soldan soldan geldiler ve yine bir kaç kazak eşofman dolabın görünmeyen kısımlarına tepildi.
Ben dolaba dolap demem kıyıda köşede tepilmiş kıyafet olmadıkça! diyerek bir de özlü söz şeyettirebilirim, ehm.

Şimdi bu dolabı düzelttim falan, yazlıklarıma şöyle bir bakayım dedim; ay! şortlar efendime söyleyeyim elbiseler falan bildiğin el kadar. Sanırsın küçük kuzenimin minyatür kıyafetleri. Bana bir seğirme geldi, yemeyeceğim artık! diye serzenişte bulunurken annemin yemek hazır sesiyle kendimi patates kızartmasının başında buldum :( Sonra bir baktım tatlılar çikolatalar havada uçuşuyor. Halbuki ben kendime ne söz verdim, yuh bana!
Bir ayrılık acısımsı bi'şi lazım bana azizim. Ama kaldıramayacağımdan hiç yeltenmiyorum o işlere. Aman.
Yüzüklerin efendisi gibi kendi keyfimin efendisi olacağım efenim ben.
Hatırlar mısınız bilmem ama seniha&meliha kardeşler vardı, müzmin bekarlar.Hah! kurbaa dediydi dersiniz bak!
Satırlarıma burada son verirken geleneksel dolap düzeltme günlerine siz sevgili gönüllü arkadaşları da beklediğimi söyleyebilirimdgfdhbdf
************
********

11 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok güldüm akşam akşam :):):) Boşver amaaaann olur hepisi :):)

AslıASLI dedi ki...

Neden böyle oldu-olduk? dolabım içler acısı, resmini çekip koysam kaçıcak yer ararsın :( her gün düzenlicem diyorum yok olmuyor kurbaam ya :) aman o olmayanlar, kıyıpta verilmeyenleri hiç saymıyorum. Napıcaksam? :) daha geçen gün kardeşim ne dedi biliyormusun? üstelik kalabalık bi yerde anlatıyor. Ablamın dolabı hazine avcılarını cezbedicek kadar dolu, Harrison Ford'u çağır bir sene çıkamaz :( sinir..Geleneksel dolap düzenleme fikrini destekliyorum, kaydımı yaptırıcam :)

Dyginl dedi ki...

Elimi sürmediğim ve beni bekleyen o kadar iş varki.Hiç birini yapmıyorum.:S

Adsız dedi ki...

ya kuccukkurbam bi gün bize gelsen, azcık motive etsen, ben de dolabı düzenlesem:)) imrendim valla:P

pınar dedi ki...

Ahahaha ay deli kızçe ya ne güldüm he:)
Kader arkadaşım, kurbabalım canımıniçii,Ahh o ertelemeler yok mu bende çok yapıyorum ya,gezmek konusu hariç her konuda yorgunum kansızım,demirim eksik yani:)
Tabi bide yemek:(Hergün rejime giriyorum akşam kapıdan girişim, masaya oturmam akabinde kalkmam tamamen kontrolüm dışında oluyor.Tabi arada gelsin çikoltalar gitsin kahveler.Soraa rejim yap.Vallayı buna bi çare bulmazsak kapıları söktürmek zorunda kalıcaz balışım:S
Dolapla ilgilide dedim kızı o kadar gaza getirdim bende girişiyim toplamaya.İnanmazsın aynı sendromlar bende de kendini gösterdi hatta böyle bir baş dönmesi,bir cinnet hali oy oy.Yok balım alışveriş güzelde dolap düzeltme kısmı beni bozuyor.Bir dahakine koordine olalım birlik içinde toplayalım.Evet kesin(destan gibi de yorum oldu balımcım ama artık şeyapmıcaksın çok damarıma basmışsın susturamadım kendimi biran:))

deeptone dedi ki...

aa bak arkadaşlarım oda, dolap, giysi temizliği için çağırırlar hep. çook severim komik shey seniii.
:)

just not found. dedi ki...

dejaVu;
yaa ben sana neden yorum yapamıyoruuuum? :(
Allah ağlatmasın canım benim =)

aslım;
ahaha kuzum yaa ben foto çektim ama koymaya utandım yani öyle diyim sana :D
ya inan ki elim varmıyo düzeltmeye, o kadar sıkılıyorum =)
kardeşin ne güzel söölemiş ne çok güldüm yaa benimki de farksız sayılmaz tembel miyiz neyiz balışım ya :D


huyumkurusun;
ah ahh, benim de ertelediğim o kadar şey var ki bıktım kendimden :(


suvebeyaz;
ay ben gelirim de gelmesine benimki için naapıcaz onu bilemedim bademim :D


pınar;
pınarbalııı allah ağlatmasın yahuu :)
aaa aşkolsun yaz istediğin kadar hem sen gaz vermesen ben o dolaba hayatta el atmazdım gerçi haylaa bitmiş sayılmaz ama olsun :D
balım ben artıkın rejimdeyim senle bunu bilahare konuşmamız lazım :)
dolap için de bi haftasonu size bi haftasonu bize etkinlik düzenleyelim zira başka yolu yok :D


deep;
ahaha bize de gelsene nolursun :D
valla çok sıkılıyorum deep, bildiğin gibi değil, dolap demek işkence demek yani resmen =)

Adsız dedi ki...

ona da ben gelirim artık, napcaz:)

just not found. dedi ki...

söz miggg gelcegsin migg :)
Ay cok sevindim bak, sana islak kek de yaparim olma mi :)
Oy kuzum! :)

Adsız dedi ki...

efenim geliş tarih ve saatimi veriyorummm :PP

ayy sen ıslak kek yapcaksannn ne dolaplar düzeltiriz biizz:P

just not found. dedi ki...

ayh başımla beraber buyur balbademim :D
hem bence dolap bahane, gel ben sana ne marifetlerimi sergilerim bu göbeği boşuna kocaman yapmadık tabisii =p

 
blog design by suckmylolly.com

Template Modified and Brought to you by : AllBlogTools.com blogger templates