Tanısan sen de seversin diyebilecek kadar kalbimi açabilen biri olmadım hiç.
Belki de bu yüzdendi kaybedişlerim...
Kendinden taviz verebilecek kadar değer hissettirmek özgüveni olmayan bi insanı canavara dönüştürebiliyor hem de kendi ellerinle...
Başlarda 'kendine güvenmiyorsan başlamasın' derken sonrasında gelecek yavşaklığı düşünmeden bütün sözler verilir. Bir gün bu sözleri hatırlattığında ise ukala bir cevaba maruz kalırsın... Bu işler böyledir...
Gerçek şu ki; her şeyi sen öğretirsin gözü açılınca seni artık tanımaz. Bir zamanlar her şeyine razıyım diye yalvarırken ilk seni reddeder, beğenmez olur -huylarını,tavrını...
Zira adını sanını ünvanını dahi açık etmeyecek kadar gizemli olan insanlar sonra statüsü üzerinden prim yapabiliyor, bir meslek miymiş kabul gördüren, ne garip ...
İkili ilişkilerdeki dengesizlik diyorum aslında,
İlla bi taraf kendinden ödün verdikçe öbür taraf bunu lehine kullanacağına neden kendini nirvanada görüyor da diğerini aşağı atıyor anlamıyorum...
Bazen şarkılar da çok mantıksız geliyor...
İnsanlar şu şarkıda oynuyor, oysa ben ağlayabileceğimi hissediyorum ;
'Arayıp sormasan da, unuttum seni sanma... Dünya bir yana, sen bir yana..
Aşık ettin beni kendine, sonra da terkettin gizlice...'
Herkes insan olarak doğuyor bu meziyet değil de adam olmak baya yürek isteyen bi mevzuat aslında.
Öyle ben bunları haketmiyorumlarla insanlar kendini aklayabilseydi dünya daha yaşanılır hale gelebilirdi mesela.
Ama kolay olmuyor.
Pişmanlık tencere dibinin tutması gibi, sıçıyor insanın ağzına afedersiniz.
Evet, pişmanım! Bu kez iliklerime kadar hissediyorum.
Yazdıklarımdan, hissettiklerimden, karşıma çıkmasından, beni inandırmasından ya da inanmaya meylim olmasından...
İnsan bazen çaresiz kalıyor eli kolu bağlanıyor, bir zaman sonra bu diğerleri gibi değildir diyor..
Ve inanıyor, çünkü bi yerden başlamak için inanmak istiyor....
Hep senin yüzünden oluyor bütün kavgaların tartışmaların sebebi sana dayanıyor...
Ağlamak da çare olmuyor...
-Sen de amma ağlıyorsun! sus artık! diyor...
Akan gözyaşlarının yüreğinden çıktığını, çaresizliğini, kaybetme korkunu anlayamıyor, bir vızıltıdan gürültüden öte görmüyor...
Söylüyorsun anlamıyor, susuyorsun anlamak istemiyor duymazdan geliyor...
Kendinle hesaplaşıyorsun, kendine kızıyorsun, düzeltmek için kendini değiştirmeye razı geliyorsun, herkesi karşına alıyorsun, bilmediğin bir şehre gitmek için gözünü karartıyorsun.
Ama o seni hep ayağının altında eziyor....
Ama o gururunu yerle bir ediyor, etmekle kalmıyor enkaza dönüştürüyor...
Gururun da canı cehenneme aslında!
Neticede senden ne fazlası olan bir insan ki seni istememe lüksüne sahip, ya da sabrını taşıracak kadar hakaret etme lüksüne...
Kırılıyorsun, noktayı koyuyorsun, bekliyorsun.
Hatasını anlasın diye alt tarafı özür istiyorsun...
Ama ondan hayır gelmeyeceğini bir türlü anlamak istemiyorsun. Ele güne karşı savundukça savunuyorsun.
Karşına çıkan herkesi yok sayıyorsun.
Sözde o doğru insan, toz konduramıyorsun...
Ama şu var,
Etme bulma dünyası. Hiç bi şey yerde ya da havada kalmıyor mutlaka uyacak bir kılıf buluyor er ya da geç...
Kendini ne kadar dışardan gelecek tehlikelere karşı kalkanlarınla korusan da, yalnızlığına tur bindirsen de ben böyle iyiyim desen de bir gün ummadığın her şeyine bütün kafandaki fikirlere ters düşecek bir adam zart diye hayatına inip yerlebir ediyor.
Doğru zaman YANLIŞ insan denklemi...
Ve bu zamana kadar yanmayan canın bi çırpıda sindire sindire yanıyor.
En kötüsü de insanı kendisi bile terkediyor...
Aylarca acısı sürüyor, varlığı sürdükçe yeni bir acı hissettiriyor. Sürekli acıtıyor...Yakanı bırakacağa benzemiyor...
Ama bir gün isyan ettiriyor. Üç günlük insanlara verilen değer sana asla verilmiyor, ya da verilmeyeceğini anlamana sebep oluyor.
Ben bu üç günde bunu gördüm,görebildiğimi sandım, artık anladım.
O beni asla sevmedi, sevmeyecek ve sevmiyor.
O aslında kimseyi sevemez, kendini bile...
Sonra bir bakıyorsun sen aslında onu sevmemişsin,
gözünde ilk günlerden aklına yer eden o adama takılıp kalmışsın...
Tanıdıkça değişir demişsin, ama değişen sen olmuşsun...
Şarkılar diyorum.
Olmaz olsunlar.
Bekliyorsun, gideceği ana kadar da bekleyeceksin...
Görüşmek bir yana, nezaketen açılmış bir telefon,eski günler hatrına belki de. Tek bir cümle belki; ben geldim...
Ama o gidecek, aramayacak seni sildiğini cümle alem duyacak.
Kilometrelerle hesaplaşmak can yakıyor.
Ve senin payına da kabul etmekte geç kaldığın yalnızlık kalacak.
İnsan kendine bir şans vermeli mi
bu yorgunluğa bir kez daha değer mi bilmiyorum....
Ama; hep yalnızlık var sonunda, yalnızlık ömür boyu...


23 yorum:
daha ne kadar çekişeceksin kendinle?
suçluluk duygusundan sıyrılana kadar korkarım ki.
zira o yüklediği suçluluk sorumluluğu yakamı bırakmıyor sanki herşeyin sebebi benmişcesine.
Ama yüzleşmek için yazıyorum işte,belki de geçecek.
ya tutarsa işte :)
Yüzleşmekten ziyade hergün tazeliyorsun sen bu hissiyatı.
hep salaklığımdan.
kendime çok kızıyorum.
ne yapmaya çalıştığımı bilmiyorum.
gündüz geçiyor gece geliyor.Ben de bıktım, tek temennim unutmak.
Bırak kendine öfkelenmeyi. Mutlak tevekkül gerekir zor zamanlarda. Olanda vardır bir hayır. Pişmanlık zamanı değil bu.
Çok haklısın,isyan etmiyorum asla zira bu da bi imtihan.
Ve arkası güzellik, öyle umut ediyorum.
Derdi veren dermanı da verecek diliyorum ki ;)
Artık sana yazma demiyorum, daha çok yaz, yaz ki rahatla. :) Sen içinde tuttukça daha çok canını acıtır bu düşünceler.
Bunların farkına varabilen o kadar güzel bir şey ki..Hissetiklerimi yazıya dökmüşsün diyebilirim.Seni anlayabiliyorum.Üzülme diyemem unut diyemem ama alışıyorsun o acıyla yaşamaya inan bana :)
yazdıklarının çoğuna hak verdim kuccukkurba mesela ''Gerçek şu ki; her şeyi sen öğretirsin gözü açılınca seni artık tanımaz. Bir zamanlar her şeyine razıyım diye yalvarırken ilk seni reddeder, beğenmez olur.'' ne kadar doğru,çok tanıdık geliyor bana bu duygular ama yine de sen içini ferah tutmaya çalış olur mu
ozellikle "neticede senden ne fazlasi olan bir insan ki..." ile baslayan paragrafta birebir yasadiklarimi gordum. ve evet dedim, "gözünde ilk günlerden aklına yer eden o adama takılıp kalmışsın..." sanirim hepizin sorunu bu olsa gerek, guzellikleri beynimizin icine kazirken, tum o olumsuzluklari gecirmeye calisiyoruz, yani kendimizce kilif ariyoruz. gercek su ki, kimse icin kendini yipratmaya degmiyor.
lalis;
kuzum inan ki yazdikca atiyorum, rahatliyorum sanki saatlerce konusmuscasina. Az bi zamani kaldi, biliyorum biticek. Zira ona bu aski bu sevgiyi bu üzüntüyü layik görmüyorum, tarifsiz bir pismanligim var...
@zombi;
alisiyorum, en azindan acimasizca yaptigi seyleri gorebiliyorum sanirim. Yaptiklari içime batiyor olsa da ben adam degilim dedirtiyor kendine.
Yani kendini bir zamanlar basimin ustune cikarmak icin yaptigi cabayi simdi yerle bir etmek icin cabaliyor. :(
@ekimoza;
canim, bunlari yasayip dile getirmek baslarda agir geliyordu, simdi sanirim o yara kabuk ttuttukca kabugu da yolmaya calisiyorum. Ama tamamen aticam,attigim zaman inan feraha ericem zira artik o adam benim kalbimdeki adam degil.asla kalbimdeki profile layik degilmis... Yazik.
sevgili tecrubesabit;
malesef öyle güzel bir kaliba sokuyoruz ki istemeden onu ordan çikartmaya gönlümüz razi gelmiyor.
Beni anladigini tahmin ediyorum :)
keske koparip atabilsek bi cirpida, keske...
Hayatındaki insanın seni taşıyamayacağını hiç düşündün mü, senin ona fazla gelebileceğini ve sırf bunu bastırmak için egolarıyla savaşmak yerine sana eziyet çektirmeyi tercih ettiğini?
Bu tip insanların ortak ego sorunudur çünkü eğer karşısındaki insan alımlı ve kendisine büyükse(mecazi anlamda) taşıyamaz uzun vadede. Ve bu yüzden bahaneler, kendi ezikliklerini bastırmak için hakaretlere başlarlar. Sonuç olarak şunu diyeceğim, emin ol seni kimde ararsa arasın. Hatta bırak arasın. Ama ne hata yaptığını anlayacak. Kimse senin verdiğin tavizi vermeyecek. Sonunda geliyor ama boşuna zahmet ediyor. Yaşadım, gördüm. Yaşa ve gör ama üzülme.
alya;
inan ki sonunda ne olacagi acikcasi umrumda degil artik, yani burdayken aramamasi son nokta oldu bu kadar da kötü bi adam olabilecegini hic dusunmemistim.
Bu saatten sonra ne hali varsa gorsun derler ya aynen öyle, içim yansa da umursamayacagim.
Egolari ve üç kurusluk arkadaslariyla mutlu bi hayat temenni ediyorum ama dilerim gün olur pismanliktan yanar.
Senin adina sevindim, ama bu öyle bi adam değil.
Ne hatasini anlar ne de gelir özür diler.
Tesekkurler ;)
Bu söylediklerine sen inanıyor musun? Bence ona olan hırsından seni aramamasına olan üzüntünden söylüyorsun. Hala kelimelerinde o varken nasıl nefret edeceksin ki, imkansız.
evet edemiyorum zaten, allah beni kahretmesin :(
o burda oldukca yüregimdeki acayip his gecmicek.
bir mimin daha var bende.
:)
Allah seni kahretmesin kurba ..
Allh bu duzeni kahretsin ...
@ deep; ilkini cevaplıyorum :) ikincisi için de teşekkürler :)
@Lo-La;
Bazen kime ne yaptım da çekiyorum diye isyanlara gelsem de sabır diyip susuyorum.
Evet, bu düzen.
Her şey adaletsiz...
bosver gitsin ..
hic kimseye degmez, onceligi kendine ver ..
her yer manyak, paranoyak, psikopat kayniyor haliyle sevgilerde ayni sekilde mutasiyona ugruyor ..
once sen !
insanlar ziyadesiyle megaloman oldukları için maalesef değmiyor.
Haklısın, hep taviz vere vere kendimi unuttum. Düşünüyorum da ne gurur ne kendi fikirlerim, hiç birinin önemi yokmuş...
Gördüklerim karşısında akıllanıyorum sanırım.
Önce ben, hatta yalnızca ben ;)
sana şu kadar söyliyim,
aslında snein gibi olmak isanlara kendini açmamak güzel :)
teşekkür ederim mia :)
Fakat inan anlatırken rahatsız ettiğimi düşünüyorum insanlar artık dertlerimle, kaldı ki bu derde değecek bi adamı anlatmak ne derece mantıklı olabilir orası da muamma.
Kendimi burda deşarj edip hafifliyorum diyebilirim :)
Yorum Gönder