Kafamdaki düşünce torbasının bi iğnelik canı var aslında...
O değil de benim bu memnuniyetsiz,her şeye kulp takan,kolay beğenmeyen,ukala,mutsuz halim nereye gider kim bilir...
Vakti zamanında annem dediydi de dinlemediydim.Eloğlu seni böyle çekmez bakmaz gözünün yaşına demişti, ben de ona 'siktirsin gitsin anne yea' demiştim. Hah! iyi bok mu yedim? orası muamma...
Yani bu konuda bile henüz düşündüklerimle uyguladıklarım hemfikir olmayı beceremiyor.Neden? Çünkü huylu huyundan vazgeçmez... Bi yanım 'ulan seviyosan değişiceksin' derken diğer yanım 'banane yea o değişsin' diye mırıldanıyor.Hangisini dinlediğim apaçık ortada!
İşin doğrusu benimkisi inada inat yani kısasa kısas misali.
Özeleştiri yapacak olursam az biraz bencilim.Biraz agresifim ,sinirim saman alevi gibi bir anda parlayıp sövüp sayıp bir anda sönebiliyorum çok enteresan ama böyle.Evet.Aslında bencil derken sevdiğim adamı paylaşamama,onu sakınıp kıskanma,ilk anda güvenememe sorunum var.Lakin ne bok yiyeceğimi bilmiyorum.Sevilmeme gibi sorunlarım da olmadı aslında hiç,ama o kuşku denen şey beni canavara çeviriyor.Bu elbette doğru değil velhasıl kelam gel de sıçtığımın beynime anlat, offf neyse...

Ha, giden gitti zaten tabi bi de böyle bir gerçek var...
Sevmedi diyemem,ama uğraşmak işine gelmedi belki de...
İyi değilim.İçimdeki mutsuzluğu sürekli erteliyorum ama bi yerde fena patlayacak biliyorum...

2 yorum:
aynı kişi olabilme ihtimali yüksek bende aynı boku yedim ve şimdi yana yakıla onun dönmesini istiyorum ama dönmeyecek biliyorum sanırım biraz daha ılımlı olmalıyız..
Karakteristik özellikleri benziyor olmalı;)
Ya insan ne kadar sevse de değişemiyor sanırım yani en azından ben çok çabaladım ama beceremiyorum.Huylu huyundan vazgeçmiyor.Sonra işte sert kayaya çarpıyoruz böyle...
Yorum Gönder