Temmuz 25, 2011

Acele giden bir ben var benden içeri.

Son zamanlarda hayatı apar topar yaşamaya başladım, yalnız renk getirmeye çalışmaktan falan değil bildiğin tembellikten.Yumurta kapıya dayanmadan iş görememe huyum var benim,aslında bayadır vardı da yaz gelince ortaya çıkıverdi.Çok güzel bekletirim mesela, bazen de aptallıklarımın meyvesini yediğim olur.


Farz-ı misal cumartesi önemli bir görüşmem vardı, ben aylak kurbağa gibi saat 10'a doğru uyanıp kapıyı çekip çıktım,ev ahalisi haftasonluğu miskinliği yapıyordu o sıralar.Dedim arkadaşa bi uğrayayım kahvaltı neyin yaparız sonra ordan kuaföre geçer gider eve hazırlanırım.Evet, plan böyleydi.Ta ki yetişmem gereken buluşmaya son yarım saat kala kendimi eve ışınlayana kadar.Eve girebileydim iyiydi gerçi! Zile basıyorum açan yok basıyorum açan yok; yine saf saf kesin balkonda oturuyorlardır da duymuyorlardır diye iç geçirirken annemi aramayı akıl ettim ve böğürerek ağlamam bir oldu.Benim sevgili ailem anadolu yakasından avrupa yakasına çoktan geçmiş olmakla beraber bir düğüne yetişme çabasındalarmış.Ayağımda şıpıdık terlikler,üzerimde penye şort dandik bi tişört ve zırıl zırıl ağlayan bir ben.Hayır utanmasam apartman kapısını tekmeleyeceğim o derece! Kendi salaklığımı öyle de güzel bastırırım, oh.
Babam; gelemeyiiiğğzzzz diye bas bas bağırırken ben geliğğğnn dışarı çıkmam lazım diye tepiniyorum,atar gider ne varsa yaptım sonuç mu apart topar gidip dönülen bir düğünden azarı işiten ama rahatlamış bir ben.Bi saat gecikmeli de olsa olmak istediğim yerdeydim, mutluydum.
Neyse nerden nereye geldik velhasıl kelam işimi hep son dakikaya bıraktım, dönem ödevlerinden tut,vize final, gitmem gereken yerler, önemli işler aklınıza ne geliyorsa.
Ama hissettirdiği adrenalin yüreği zorlamıyor değil.
Bir gün o koşuşturmaca içinde öleyim istiyorum, gerçi 5 aydır yaşadığım boktan psikoloji beni öldürmediyse bu dünyaya kazık çakabilitem çok yüksek zira sevgili babaannem doksanlarına merdiven dayadı hala taş gibi.Baba tarafına çekersem Allah kurtarsın müstakbel hayat arkadaşım boku yedi, şimdiden söylüyorum.
Aslında merak etmiyor değilim sakinlik içinde yaşayan, on saatte yemek yiyen, ağır ağır tasvir yapıp tartışmadan kaçınan insanların hayatını...
Bana o kadar uzak ki, bi de kırk saatte adım atanlar var fenalıklardan fenalık beğeniyorum kendime.Sanırsın babasının yolunda yürüyor.Korkarım benim hayat felsefem hızlı yaşa genç öl cesedin taş gibi olsun.Zira bundan iyi teşbih bulamadım.
Hem ben Benjamin button gibi hatun oldum yaşlandıkça küçülüyorum.Şu gariban belim bir avuç kaldı, nerdeyse pantolonların şortların üzerine ip bağlayacağım,ya da sponsor edineceğim aciliyetten.O eeaaski halimden eser yok şimdi diye çığrınabilirim belki de..
Şapşal bi gülümseme var yüzümde bugün, ruh halim bukalemun gibi dün gece neler çiziktirdim fakat gel gör ki şu an; 'uuummmruuummda değil'
Şu an umrumda olmaması yarın umrumda olmayacağı anl...
.....
Sözün özü, kıssadan hisse;
Kadeeeeeeerrrr, sen bize nazik davranmadın!!!11!

2 yorum:

Profösör dedi ki...

Kaderle kederi karıştırmadan hayatı paylaşmak gerek. Kaderin iyisi de kötüsü de Allah'tandır nasıl olsa !..

kuccukkurba dedi ki...

Sevgili pröfösör,
kesinlike haklısınız.Kısmetten öte yol yok...

 
blog design by suckmylolly.com

Template Modified and Brought to you by : AllBlogTools.com blogger templates