Ağustos 15, 2011

Saçmalamasyon vol:54786

Bütün gece uyumadım.

Çünkü hayatıma artık çekidüzen vermem gerektiği gerçeğini düşündüm durdum.
Yazılan yorumlar -ve hatta yayınlamadıklarım dahil- benim yanlış olduğum gerçeğini gözüme ziyadesiyle soktu...
Ortalama beş aydır ne ileri gidebiliyorum ne kafamı değiştirebiliyorum.Kendime faydam yok aksine zarar da zarar.Algılama problemi çekiyorum desen, değil... İtinayla bildiğimi okuyorum şimdiye kadar bi boka yaramış gibi...
Ne yazık ki hayatımın kıyısında bile bulunmaya kendini layık görmeyen bi adam için bunca üzüntü melankoli kendime yapmış olduğum işkence yeter de artar lan.
Aslında oysa ki mutsuz olmam için de bi sebep yokken yapıyorum bunları üstelik, yani mevcut durum iyiyken bile kendimi melankolinin kollarına bırakıyorum ısrarla...
Neyse, sonucunda bu durumdan kurtulmak istemek de bi nevi devrim niteliğinde olabilir.Bilemiyorum.
Canım artık ne yazmak istiyor ne de saçmalamak.İyice saldım çayıra durumlarındayım...
Zaten şeytan kapat şu blogu diyor, zira içimi ayna gibi açıyorum her defasında.
Bakmayın siz bana!
Ben aslında iyiyim, hayatımı yoluna koymaya çalışıyorum.
Buraya yazdıklarımı inkar edemem fakat günlük hayatımda bu kadar da asalak değilim, burası bi nevi ağlama duvarım işte.hepsi bu.

Belki de her şey bi saçmalıktan ibaret, ya da yanlış olan benimdir...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

açılan blog kapatılamaz, kapatılmamalı :)

just not found. dedi ki...

bazen bana geliyolar fena halde darlanıyorum işte, acısını da blogdan çıkarıyorum :)

Profösör dedi ki...

Lütfen bloğu kapatmayalım. Üzülmek istemiyoruz..

Blog Dostluğu

İnsan kendi itibarını düşünüyorsa ağzından çıkan cümlelere dikkat etmek zorundadır. Günlük yazmak gibi blogda da özel sayılabilecek duygu ve düşüncelerinizi yazmak konumunda kalabiliyoruz. Günlük yazmak daha somut oluyor. İsmin cismin ortaya dökülebiliyor. Fakat blog yazmak sanal bir eylemdir. Çünkü rumuzlarla kimlik kullanabiliyoruz. Belki de özel durumların irdelenmesi, farklı kimlik ve kişiliklerden yorum alınmsı, özgürce değerlerin tartışılması ve tartılmsına şahit olabiliyoruz. Adını ve sadını bilmediğimiz, ama yazılarından bir değer olduğu anlaşılan kimliklerin, kişilikleri de aynı zamanda ortaya dökülebiliyor. Bize düşen, iyiniyetli ve gerçekten kulağımıza altın bir küpe olarak takabileceğimiz öğütleri de alabilmiş olmamızdır.

Profösör rumuzuyla burda yazan blogdaş da bir nevi sanal dosttur. Fakat sanal da iyi bir dost olması, reelde kötü bir insan olduğu anlamına gelemez. Zaten buraya yazan blogdaşlar kendinden önce karşısındakini düşünebiliyorsa, karşı taraf bu samimiyeti hissedecektir. Belki de reeldeki arkadaşlardan görmediği iyi niyeti, samimiyeti, yardımlaşmayı, dayanışmayı ve paylşmayı blogdaşlarından görebilecektir. Blog yazarlığı ve blog dostluğu çok önemlidir. Blog yazarlığı ve paylaşımı da önemlidir. Bu bir lütuftur aslında.

Bazen kendini çıkmaz bir sokakta hissedebilirsin, bazen öyle sıkıntılar yaşarsın ki bütün duvarlar üzerine yıkılır. Blog dostluğu seviyeli olduğunda, kendine güven ve huzur gelir. Aşamayacağın ve çözemeyeceğin sorun yoktur aslında. Bütün tılsım buradadır.

just not found. dedi ki...

kesinlikle söylediklerinizin tamamına katılmamak mümkün değil.
İnsan yazdıkça rahatlıyor gerçekten, sesini duyurabildikçe üzerindeki yük kalkıyor ve bazen bile olsa rahat bi nefes alabiliyor.
Her ne kadar saçmalasak da, doğru şeyler de söylesek hepsi değerli çünkü kelimelerin tamamı acı,mutluluk,hüzün yada herhangi bir duygu durumunun yansıması olarak can buluyor.
Sevgiler.

 
blog design by suckmylolly.com

Template Modified and Brought to you by : AllBlogTools.com blogger templates