yalnizlik da bi nevi paylasim degil mi sanki?
Neticede kendinle basbasa kaliyorsun, kendini dinliyorsun, canin ne isterse onu yapiyorsun...
Ya da baska bir deyisle kendi keyfinin kahyasi oluyorsun...
Aslina bakarsan alismasi hic de kolay olmuyor. Belki haftalar belki aylar aliyor sonunda kaçınılmaz son hayatinin orta yerine oturuyor...
Belki de artik yalnizligi sindirmek lazim...
Ya da cefasini cektigin yalnizligin sefasini sürme zamani...
Aciyi taze tutmaktan ziyade acinin verdigi tahribati tamir etme zamani...
Bazi seyleri görebilmek icin umursamamak zamani...
Ama önce umursamamayi öğrenmek zamani...
Bi de sürekli beynin ayni noktada calismasini önlemek...
Teoride mümkün olan seyler pratikte de ise yaramali bence.
Zira insan neticede düşünce gücüyle çalışmıyor.Mantik cogu zaman devre disi kaliyor.
Kendimize reva gördüğümüz daimi bir hüsran oluyor...
Kimse de gelip acini gecirmiyor hatasini kabullenmiyor özrünü dilemiyor üzüntüsünü hissettirmiyor sevgisini yasatmiyor hayatini yansitmiyor...
Dilimizde hep ayni kelime;
Böyle gelmis böyle gider...
Sonra da bu kiz neden böyle!
Eylül 24, 2011
bize kalan yalnizlik.
bir garip just not found. zaman: 07:50
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

9 yorum:
günaydın:)
koşudan az önce döndüm, kahvemi hazırlayacam.
yazını sonra yoralım mı?ama şunu belirtmek isterim ki hiçbir şey aynı gitmez.:)
Aslında biraz olsun yalnızlığın iyi taraflarına odaklansan daha rahat edebilirsin :). Karışanın edenin yok, bir karar alırken sadece kendin için düşünebiliyorsun ve kendine çok daha fazla zaman ayırabiliyorsun. Hadi ama dene bakalım =).
Mutluluk nedir diye kendi kendime sorduğumda beşeri duygularımızı ulvi duygularla buluşturup kaynaştırabilmemizdir diyebilirim. Gerçekten kendimizi hidayette buluyorsak, herşeyin içinde bir hayrın gizli olduğunu bilmeliyiz.
@balık; oh, afiyet olsun ben bunu yazana kadar sen çoktan kahveni içip kendine gelmişsindir :)
haklısın, her şey değişiyor. Duygular bile ;)
@laliş; yalnızlığı ele alabildiğime göre sanırım alışıyorum, zira böyle düşüncelerin kıyısından pek geçemiyordum.Tadını da çıkarabilirim sanırım kuzum :)
@profösör; sanırım haklısınız, ben hep gözün gördüğü şeylerin mutlu edeceği düşüncesini barındırdığım için bu sıkıntıdan kurtulamıyor da olabilirim. Ama elbette her şey mümkün ;)
bana daha çok züğürt tesellesi gibi geldi. yalnızlığın kendine has güzel yanları olabilir ama bu bile sürekli olmadığı zaman güzel :)
Yorum bırakmıyorum belki ama nerdeyse bütün yazılarını okuyorum. Kimi tebessüm ettiriyor, kimi de acı veriyor ama okuyorum..
ben o yalnızlıgı hala sindiremedim. Teoride mümkün olan, pratikte pek işe yaramıyo gibi :) en azından bende öyle..
@hayalhanem; aynen öyle aslında :)
Kendimi avutuyorum diyebilirim zira başka türlü alışmanın oluru yok gibi :)
@aslı; çok teşekkür ederim :) İnan bazen ne yazdığımı bilmeden savaş veriyorum kendimle...
Aslında benim de pek sindirdiğim söylenemez, sindirmiş gibi yapıyorum daha çok. Keşke ağızdan çıktığı gibi yürekten çıkabilse bazı şeyler.
Bu gidişle biz daha çok kelimeler tüketiriz :)
Yalnızlık acıtıyor. Ama beklenti olmuyor en azından.
Hayatında varolan bir sürü isim varken kendini yalnız hissetmek daha kötü, daha çaresiz, beklenti dolu. Gitmek istesen gidemiyor, kalmak istesen mutsuz oluyorsun. Kafa hep bi dolu oluyor.
Fena :(
beklenti yok evet ama derin bi üzüntü var canımı fazlasıyla yakan :(
Derdimi paylaşacağım bi çok insan varken ben içime kapanıyorum çünkü içimden gelmiyor hiç...
Neticede ziyadesiyle mutsuzum :(
Yorum Gönder