Eylül 06, 2011

Narkoz etkili hatıralar var mesela...


Ne zaman bu özlem bünyemi esir alsa buraya içimi kustuktan sonra bir hafifleme geliyor ki evlere şenlik...
Bu sabah daha umutla uyandım, ya da kendimi kandırdım ne farkeder? neticede hayatıma dönüp baktım aileme arkadaşlarıma her gün en az bi kere beni yoklayan dostlarıma...
Sonra bir kez daha salaklığıma doymamam gerektiğini anladım...
Zira ortalamanın üzerinde mutluluk verebilecek bir ailem ve sevdiklerim var, ama ben ısrarla ille de 'o' diye ayak diretiyorum el kadar bebelerin oyuncak diye tutturması gibi...
Her şey bi yana;
Millete akıl dağıtan bu zekasız -bizzat ben- iş başa düşünce tam bir avanak olmayı başarıyor.
Hep derlerdi; büyük lokma ye büyük söz söyleme.
İnsan başına gelmeden anlamıyor ne yazık ki...
Ben ki bu tip durumlara burun kıvıran, insanlara fırça atan; şimdi beş buçuk aydır varlığından bihaber yaşadığım bi insan uğruna karın ağrıları kalp krampları çekiyorum.
"- Bırak o seni kaybettiğine üzülsün yea " şeklinde laf gevelerken
üzüntü denen şeyin nirvanasına ulaşmayı başarıp ironinin kralını yaşıyorum...

Haftaiçi çalıştığı sabahlar sekiz, sekizbuçuk arası uyanırdı, hatta hep geç kalır iki ayağı bi pabuça girer alelacele hazırlanırdı... şimdi ne zaman o saatlerde saatte baksam uyanabilmiş midir diye içimden geçirmeden edemiyorum nasıl bir hafızam varsa lanet girsin.
Bazı geceler uyuyamaz mesaj atardım uykusundan ederdim ve genelde sonra uyuyakalan hep ben olurdum, şimdi ne zaman uykum kaçsa elimde telefon saatlerce boş boş bakıyorum salaklık parayla değil.
Uykuya dalmadan önce ne yapar eder bi şekilde sesimizi duymak için çabalardık, gerek yorgan altında gerek balkon gerekse mutfakta.. O iki arada bile gülecek bi şeyler bulurduk, o telefon bi türlü kapanmak bilmezdi.
Bazen diyorum sesini falan kaydetmeyi akıl edebilseydim, ya da bi video çekseydim ses kaydı falan ne bileyim. Bu da zaruri bi ihtiyaç neticede. Tamam abartmaya gerek yok ama insan özlüyor abi.

Ha rüya denilen şey eğer bilinçaltı saçmasıysa benimki ipini koparmış it gibi benden bağımsız yaşıyor.
Bu rüyalar benim olamaz yani rüyalıktan reddedeceğim artık.
Adam her yerde, sadece o mu sanıyorsunuz? Kirpikleri, gözleri, çenesindeki sakalına kadar.
Anatomi fizyoloji her ne boksa tekniğini bilsem çıkaracağım, o derece!
Mazoşistliğime tur üstü tur bindiriyorum.
Bazen böğüre böğüre ağlıyorum, bazen deli gibi gülüyorum
Bazen sinirden kuduruyorum, bazen özlemden deliriyorum
Bazen öfkeden tırnaklarımı yiyorum, bazen yanlış anlamlar yüklüyorum.
Bazen mutluluktan geberiyorum -bu dediğim hemen geçiyor tabi-
Bazense hayallerime kırık parçaları ekliyorum.
Diyorlar ya karanlığın ardında bir güneş her daim vardır diye
O halde diyeceğim şu ki;
görelim mevlam ne eyler, neylerse güzel eyler...

6 yorum:

funda dedi ki...

yine de hayat devam ediyor...

just not found. dedi ki...

ediyor elbette, ama onla ama onsuz...
Tabir-i caizse kör topal gidiyorum bakalım, hayırlısı ;)

Laliş dedi ki...

Bir sabah uyandığında bir bakmışsın ki tamamen uçup gitmiş olacak bu düşünceler bu kramplar. Şimdi üzülme diyemem. Çok üzüleceksin ama o kadar daçok şey öğreneceksin ki. Hem unutma her bir damla üzüntünün karşılı bin damla mutluluktur :).

just not found. dedi ki...

o kadar bıktım ki böyle sorunlu ergenler gibi melankoli yaşamaktan.
İnsallah dediğin gibi olur ne diyeyim, tek temennim o.
Ve bu sözleri duymak yüreğimi ferahlatıyor, teşekkürler =)

Adsız dedi ki...

İnsanın böyle zamanlarda en kolay güç yetirdiği yine kendisi galiba.
Giden gidiyor da arkada kalan iflah olmuyor.. İşte bu fena.

just not found. dedi ki...

Giden resmen arkada kalanı lanetliyor, kendime dahi söz geçiremiyorum nasıl bir işse artık...
Zor gerçekten :(

 
blog design by suckmylolly.com

Template Modified and Brought to you by : AllBlogTools.com blogger templates