Biz bugün çok kötü bişi yaptık!
Kime göre, ya da neye göre kötü orası tartışılır elbette...
Malumunuz açıköğretim sınavlarının köprüden önceki son çıkış misali bütünleme sınavları vardı. Zat-ı alim katılmazsa olmuyor, gerçi önemli olan katılmak; gerisi mühim değil :)
Neyse ne diyorduk; heh sınav.
Benim seçimlerim hep enteresan olmuştur şimdiye kadar. Zira sevdiğim adam, iş seçimim, okuduğum bölüm, arkadaş seçimlerim, çevrem vesaire...
Beynimdekiyle kalbimdeki hiç örtüşmez, hep bi tutarsızlık kel alaka seçimler yaşarım.
Sevdiğim adam kafamdaki profili tahribat etmekle kalmayıp tamamen yerle bir etmeyi başarmış bir insan oldu, asla asla diyebileceğim bir kişiliğe şimdilerde ayılıp bayılıyorum hay benim kafama.
İş seçimim ise tamamen tesadüf... Mutlu oldugum söylenemez zira asla aklımdan geçirmediğim bir sektördeyim, her şey bir anda oldu bittiye geldi neticede 4 yıldır tahammül sınırlarını zorluyorum da zorluyorum kör topal gidiyorum yani.
Okuduğum bölüme gelecek olursak tamamen matematiksel ve beyin jimnastiğine açık. Üstelik matematikten bu derece nefret ediyorken... O an hangi kafayı yaşıyordum orası muamma.
Arkadaş seçimlerim idare eder, en yakın dostlarımı saymazsak gerisi pek de ele avuca gelmiyor. Arkadaştan ziyade insanlar artık öyle bi dünya yaşıyorlar ki tamamen artislik, gösteriş, mal mal nispetler anlayacağınız...
Bende de bi huy var karşımdaki yalan söylese de oturur onu gerzek gibi dinlerim, bozamam.İyi bok yerim.
Pek kısaca olmasa da özetle durum budur.
Dengesizin dik âlasıyım.
Heh, bi de şöyle bir huyum var alt tarafı iki kelimelik konuyu yarım saat uzatırım.
Asıl mesele açıköğretim denen alt tarafı 20- 30 soruluk devlet meselesi haline getirilmeyecek alelade bir sınavın kuralları.
Uzun yıllardır girmeme rağmen ösym beni bu yıl şaşırtma rekorları kırıyor.
Telefonsuz içeri almak da ne demek hala bu mantığı anlamış değilim. Bu durumda iki ihtimal var ya götü yemiyor çok afedersiniz ya da içerdeki görevlilere güvenmiyorlar. Eşşek kadar 2 görevliye rağmen üstelik.
Öyle bi devirde yaşıyoruz ki insanlar tuvalete bile telefonla giderken daimi yanında taşıdığı zımbırtıyı neresine sokacak??
Yanınıza almayın demesi kolay! Hadi sen sınav yerini evimin önündeki okul yap yine almayayım be koyduğumun kuralı. Ama hem ebesinin nikahında sınav yeri belirleyip hem de telefonunu yanına alma demek ne derece mantıklı bilemiyorum. Pireye kızıp yorgan yakmak durumu tam da bu boşluğu dolduruyor.
Neticede o telefonu sokacak bir yer olmadıktan sonra el mahkum çare arıyorsun kendi çapında, dinsizin hakkından imansız gelir misali....
Biz de sevgili kuzenim ile aynı okulda girmemizden mütevellit üzerimdeki şort yüzünden çareler çaresiz kaldı o an kafamızda bir ampul! Bir çoğunun o beğenmeyip burun kıvırdığı converse bizim kahramanımız oldu.
Kuzenim pantolon giymeyi akıl ettiğinden bir ayağa benimki bir ayağa onunki derken topallaya topallaya kahkahalar eşliğinde sınava girdik.
Bizi buna mecbur eden kurum utansın diyeceğim.
Zira kim olsa aynısını yapardı, hı hı!

4 yorum:
haha :D ben cesaret edemezdim walla :) ayrıca bu devirde kim dengeli bana bi söyler misin?? İş desen iş mi var... Okuduğun bölümle istediğin bölümün aynı şey olması için 40 takla atman lazım. Yada öss'i kazansan o da olur bak... Arkadaş desen, yaralı konudur walla bunaldım. Sevgili konusunda bişe demicem.. Ota da şeye de yani... :D
aynen öyle aslinda, kim yasadigi hayatin her zerresinden mutlu ki.şahsen ben über mutsuzum son günlerde, rahatlik batiyor korkarim :(
Ve bir adam sevdim hayatimin icine etti üstelik.
hoff, dertler derya olmus ben de bir sandal :D
ya yazının başlığı da içeriği de şahaneydi, bir an beni anlatıyosun sandım, iş seçimi, okul seçimi, arkadaş seçimi vs :))çok güldüm, eline sağlık. Amacın bu olmayabilir ama ben güldüm valla :)
Teşekkürler :)
Yo yo amacım tam da buydu zira ben hep ağlanacak halime gülenlerden oldum zırıl zırıl ağlarken bile gülebiliyorum. Hayat bize gülüyor biz halimize gülmüşüz çok mu :))
Yorum Gönder